Bir tek tepe üzerine kurulmuş olan Kale duvarlarının altında birkaç Balıkçı ağlarının
arasında kendisini geliştirerek dünya çapında yelkencilerin uğrak yeri ve Türkiye'nin en
gözde Tatil merkezlerinden biri olmasına şükretmemek elde değil. Çepe çevre dağların
arasındaki Körfez sanki bir tarafından çatlayıp kırılmış dev bir Çanı andıran görünümünde
denize çıkış veren Doğa harikasıdır ve hatta 1798 yılında İngiliz Amiral Nelson donanmasıyla
Körfeze demirlediğinde tabiat anaya olan hayranlığını seyir defterinede işlemiştir. Çevrenin
ve Körfezin en güzel panoraması merkezdeki Tepe üzerine inşa edilen Kalenin terasındaki <>
dan çevre binalarının çatıları üzerinden bakış açısıyla Doğaya hayran kalmamak mümkün değil.
Ayrıca Çepe çevre Körfezde deniz ile Sahilin birleştiği her karışta yan yana inşa edilen,
birbirinden güzel Hotellerin görünümü ise nakış işlemeli bir bayan eteğini andırmakta Tatil
kulüpleri ve Pansiyonları ise yerden bitmiş Mantar misali her gün biraz daha çogalmakta.
Güney sahillerinin tipik kıyı şeridindeki gezinti yerlerine has özelliklerinden olan Palmiya
ağacının tepesindeki yaprakları, kıyıya yakın demirlenmiş Yatların yelken direkleri,
Kafeteryaların rengarenk Şemşiyeleri Çarşının dükkan vitrinleri insana gezinti için sanki davetiye
çıkarıyor. Her kim ki Bala karşı zaafı var ise, burada tahmin edemeyeceği kadar bol
çeşitlerinde kesin seçim zorluğu çekecektir.Tepe üzerindeki Kale ise ilk önce Orta
çağlardaki konumunu değiştirerek Osmanlılar zamanında 16.yy. genişletilerek bugün
Marmaris Müzesi ve Türkiye Cumhuriyeti ve tarihi hakkında danışma merkezi olarak
kullanılmaktadır.